Ümit Özdağ, Adıyaman’da amirini vuran polis memuru olayı hakkında konuştu. Bugün savcıya giderek şikayette bulunmuş. Savcı da onu karakola geri yollamış. Eğer doğruysa savcı, “Bu arkadaş biraz sıkıntılı” diye karakolu da uyarmış. Olay, akşam saatlerinde Altınşehir Şehit Ahmet Yıldırım Polis Merkezi’nde meydana geldi. İddiaya göre, polis memuru S.U.Ş., polis merkezine gelerek polis merkezi amiri Başkomiser Kamuran Ü’yü ve asayiş şube ekipler amiri Gökhan Ö’yü kendisine ait beylik tabancasıyla ateş ederek ağır yaraladı. S.U.Ş. ise polis merkezinde görevli polis memurları tarafından bacağından vurularak etkisiz hale getirildi. Karakol amiri Başkomiser Kamuran Ü. ve ekipler amiri Gökhan Ö. yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak şehit oldu. Saldırıyı gerçekleştiren S.U.Ş. ise hastanede tedavi altında olduğu öğrenildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, konuyla ilgili adli ve idari tahkikat başlatıldığını duyurdu. Bu trajik olayın ardından yetkililerin soruşturmayı titizlikle yürüttüğünü ve gereken adımları attığını umuyoruz.
Ümit Özdağ, Adıyaman’da amirini vuran polis memuru olayı hakkında konuştu: “Ne yazık ki Ocak ayından bu yana 17 polis memurumuz intihar etti. Polislerin çok ağır çalışma koşulları var. Bu polis de Bitcoin dolandırıcılığına kurban olmuş. Bugün savcıya giderek şikayette bulunmuş. Savcı da onu karakola geri yollamış. Eğer doğruysa savcı karakolu da uyarmış bu arkadaş biraz sıkıntılı diye. Karakola gelince önce kapı da bir komiserle sonra amirle bir tatışma sonucunda silahına davranmış ve ateş etmeye başlamış. Çok üzücü bir hadise ama aslında polisteki bazı yapısal sorunlar olduğunu görüyoruz. Birincisi poliste cemaatleşme, tarikatlaşma var. Polis Özel Harekatta çok ciddi bir tasfiye gerçekleşiyor. PÖH’ün deneyimli kadroları görevden uzaklaştırılıyorlar. Ve yerine çok deneyimsiz kadroların atandığını görüyoruz. Bununla ilgili parti olarak bir rapor hazırlıyoruz, önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız. İkincisi polisin çalışma şartları çok ağır. Bu insanları adeta bıktırıyor. Maaşlar düşük, yetişmiyor. Bütün bunlar poliste bir gerilim yaratıyor. Üstelik Türkiye her geçen gün suç oranının arttığı ve suçun niteliğinin değiştiği bir ülke. Uluslarası mafyanın merkezi oldu Türkiye. İnanılmaz bir silahlı örgütlenme var. Milli güvenlik tehditine dönüşüyor. İnanılmaz bir mafyalaşma süreci var. Kendi ağır silahlarını üreten 0bir mafyalaşma sürecini yaşıyoruz. Ve bunda da göğüs göğüse çarpışan yine polis. Sadece 84 milyon Türk vatandaşı ile değil 13 milyon sığınmacı ve kaçakla da öncelikli karşı karşıya gelen polis oluyor. Bütün bunlar bir araya gelince polis üzerinde ağır bir psikolojik, ekonomik, politik, iktidar baskısı oluşuyor. Neticede bu tür intiharlar ve psikolojik patlamalar yaşanıyor” dedi.

