YURTTAN (KFK Ajans) – Kuaför, terzi, mali müşavir ve avukat gibi birçok alanda hizmet sunan işletmeler, vergi ve banka komisyonlarının ağır yükü altında ezilmekte. Bu durum, hizmet sektörünün yaşadığı mali sıkıntıları gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, hizmet sektörünün KDV uygulamaları açısından mal satışına dayalı sektörlerden daha dezavantajlı olduğunu ifade ediyor.
Hizmet Bedeli ve KDV Hesabı
Örneğin, çalışanı olmayan ve kendi işyerinde faaliyet gösteren bir işletmenin KDV dahil 1.000 TL’lik hizmet sattığını varsayalım.
- Yüzde 20 KDV uygulanan bu hizmette, 1.000 TL’nin 166,67 TL’si KDV olarak ayrılmaktadır.
- KDV hariç hizmet bedeli ise 833,33 TL olmaktadır.
- Müşterinin kredi kartıyla yaptığı ödeme nedeniyle işletmenin ödediği yaklaşık 40 TL banka komisyonu da söz konusu.
- Basitleştirilmiş hesapla, yaklaşık 793,33 TL vergi öncesi kazanç elde edilmektedir.
- Bu durumda, yüzde 25 oranında kurumlar vergisiyle vergiye tabi kazanç yaklaşık 198,33 TL olmaktadır.
- Sonuç olarak, müşterinin ödediği 1.000 TL’den işletmenin elinde kalan miktar yaklaşık 595 TL olmaktadır.
Bu hesaplama, herhangi bir kira veya çalışan olmadan yapılmış bir örnektir.
Hizmette İndirilecek KDV Sorunu
Hizmet sektöründe sunulan ürünler genellikle emek, bilgi ve uzmanlık olarak öne çıkıyor. Kuaförler, terziler, sağlık hizmeti sunan doktorlar ve spor salonları gibi işletmeler, bu emek ile hizmet sunuyor.
Sektör temsilcileri, mal ticareti yapan işletmelerin aldığı mal üzerinden KDV indirimine gidebildiğini, ancak hizmet sunan işletmelerin bu konuda sıkıntı yaşadığını belirtmektedir.
Net Kazanç ve Giderler
Yukarıdaki örnekte, hizmet sektörünün gerçek durumunu rakamlarla görmek mümkün:
- 1.000 TL müşteri ödemesi
- − 166,67 TL KDV
- − 40 TL POS komisyonu
- − yaklaşık 198,33 TL kurumlar vergisi
- = yaklaşık 595 TL
Bu tutarın işletmenin net kârı olmadığının altı çiziliyor; çünkü kalan miktardan personel, kira, su ve enerji giderleri gibi maliyetler düşülmesi gerekecektir.
Vergi Yapısında Yenilik Çağrısı
Hizmet sektörü temsilcileri, mevcut vergi düzenlemelerinin gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Emek ve hizmet yoğun sektörlerin, mal ticaretinden farklı olduğu vurgulanıyor.
İndirilecek KDV olanaklarının kısıtlı olduğu meslek gruplarında, KDV yükünün artarak hissedildiği belirtiliyor. Bu bağlamda, hizmet sektörünün vergi yapısının yenilenmesini talep ediliyor.
Hizmet sektörünün sürdürülebilirliği açısından ortaya çıkan tablo, işletmelerin diğer giderlerini karşılayamadan 1.000 TL’lik satıştan 595 TL ile kalmalarının nasıl bir sorun oluşturduğunu sorgulatıyor.


