Ev sahipleri, kiracılarından evi boşaltmalarını talep etmek için çeşitli yasal yolları kullanabiliyor. Bu yöntemlerden biri, halk arasında “Almanya’dan oğlum geliyor” olarak bilinen, birinci dereceden akrabanın evde oturmaya başlayacağını belirtmek. Bu durumda, ev sahibi kiracının tahliyesini talep edebilir ve kiracı evden çıktıktan sonra, akrabanın en az iki yıl boyunca o evde yaşaması gerekiyor. Eğer akraba taşınmazsa, ev sahibi evi iki yıl süreyle başkasına kiraya veremiyor ve boş tutmak zorunda kalıyor.
Bunun yanı sıra, ev sahipleri kiracılarına dava açarak 10+1 yılın sonunda tahliye talebinde bulunabiliyor. Ayrıca, yeni bir sözleşme yaparak kira bedelini güncelleyebiliyorlar. Kira sözleşmesi bir yıllık süre için yapılmışsa, ev sahibi 12. yılın sonunda, en az üç ay önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi sonlandırabilir.
Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği de ev sahipleri ve kiracılar için önemli bir konu. Ev sahibi, tadilat yapmak istediği gerekçesiyle kiracının evi boşaltmasını talep edebilse de, bu durumun önceden sözleşmede belirtilmiş olması gerekiyor. Kiracı eve hasar vermediyse, düzenli olarak kirasını ödediyse ve eve iyi baktıysa, ev sahibinin dava sürecinde başarılı olması zorlaşabilir.
Ev sahibi, kira tespit davası veya kira uyarlama davası açarak da kiracıyı çıkarabilir. Bu davalar, kiracının ödediği kiranın, diğer eşdeğer konutlara göre düşük olması durumunda açılabilir ve en az beş yıl geçmiş olması gerekiyor. Ev sahiplerinin bu yollarla tahliye talep edebileceği ve kiracıların dikkatli olmaları gerektiği belirtiliyor.

