Son zamanlarda eğitim kurumlarında tırmanan şiddet olaylarının basın ve sosyal medya mecralarında detaylı biçimde yer alması, çocukların psikolojik gelişimini olumsuz etkiliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, şiddet içerikli görüntülerin kontrolsüzce yayılmasının çocuklarda derin kaygılara yol açtığına dikkat çekiyor.
EKRAN MARUZİYETİ TRAVMAYI TETİKLİYOR
Şiddet vakalarının medya platformlarında sürekli gündemde tutulmasının çocuklarda kaygı bozukluğu yarattığını belirten Çocuk ve Genç Psikiyatristi Doç. Dr. Ümit Işık, bu durumun çocukların eğitim hayatından soğumasına ve güvensizlik hissetmesine neden olduğunu ifade etti. Işık, geleneksel yaklaşımların aksine, ekran maruziyetinin günlük yaşamda çocukları doğrudan travmatize ettiğini vurguladı.Görüntülerin ve detayların tekrar tekrar çocukların erişimine sunulmasının tehlikelerine değinen Doç. Dr. Işık, bu kontrolsüz bilgi akışının ruhsal yaralanmaları derinleştirdiğini kaydetti.
SALDIRGANLARIN ÖNE ÇIKARILMASI ÖZENDİRİCİ OLABİLİR
Saldırı gerçekleştiren kişilerin kimlik ve görsellerinin paylaşılmasının risk grubundaki gençler üzerinde tehlikeli bir özdeşim mekanizması oluşturabileceği uyarısında bulunan Işık, bu durumun popülerlik arayışındaki bireyleri benzer eylemlere sevk edebileceğini belirtti.Işık, failin sosyal medyada gündem olmasının, risk altındaki diğer çocuklarda ünlü olma algısı yaratarak yeni şiddet dalgalarını tetikleyebileceğinin altını çizdi.
RİSK ALTINDAKİ BİREYLER ERKEN TESPİT EDİLMELİ
Şiddet olaylarının önüne geçebilmek için risk gruplarının önceden fark edilmesi gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Ümit Işık, okullardaki davranış değişikliklerinin yakından takip edilmesini önerdi. Depresif belirtiler gösteren, içine kapanan veya akran zorbalığına maruz kalan çocukların öncelikli olarak desteklenmesi gerektiğini vurguladı.Rehberlik servislerinin ve uzmanların erken müdahalesinin hayati önem taşıdığını belirten Işık, olası risklerin zamanında bertaraf edilmesiyle şiddet eğiliminin engellenebileceğini sözlerine ekledi.


